Sitemizin önceki versiyonu için Tıklayınız...

Duygusal çalkantılarda yemek yemeyin!

duygusal-calkantilarda-yemek-yemeyin

Sevinçli ya da kederli anlarınızda soluğu buzdolabında almayın!
06 Ekim 2012 Cumartesi 16:36

Kimi zaman üzüntüden bir kutu çikolatayı bitirerek mutlu olacağımızı düşünür, bazen de stresle karşı karşıya kaldığımızda soluğu buzdolabının önünde alırız.

 

Oysa ki duyguların beslenme alışkanlığımızı etkilediği bu durumdan bazı önerileri dikkate alarak kurtulmak mümkün.

 



Üzüntüden ya da sevinçten yemeyin

 

Yemek yemek insanların en temel ihtiyaçlarından biridir. Ancak içsel ve dışsal uyaranlar her insanda farklı etki yaratarak yeme davranışımızı etkiler. Doğumdan itibaren beslenme, bebeğin fiziksel ihtiyacını karşılamakla beraber duygusal bir ilişki de içermektedir.

 

Böylece beslenmenin duygusal özelliği de doğumdan ölüme başlamış olmaktadır. Beslenme, yaşamak için bir zorunluluk ancak duygu ile birleştiğinde (üzülünce, sevinince, kızınca v.b) yemeğe sarılma ya da yemekten sürekli kaçınma, sonrasında aşırı pişmanlık ve kendimizden nefret etmeye kadar giden bir süreç olabilir.

 

Kendinize güveninizi yitirmeye kadar gidebilir

 

Yemek yemek haz verdiğinden stres anında buna alışan kişi yemekle stresi yatıştırmaya çalışabilir. Stres faktörü ortada çözümsüz dururken bir de üzerine fazla kilolar eklenebilir. Yemek bazen hissetmek istemediğimiz durumlarda, acıdan kaçmak için kullanılan bir anestezi haline gelebiliyor.

 

Kilo ile ilgili çevresel baskı, medya etkisi ve bir de bunlarla birlikte sık sık başlanan ve sonuç alınamayan diyetler olumsuz etkilenen benliği daha da güvensiz hale getirebilir.

 

“Yemek yemek tek zevkim” düşüncesinden uzak durmak gerekiyor

 

Normal açlık dediğimiz durum aslında kişinin bir öğün yedikten 3-4 saat sonra fizyolojik olarak hissettiği açlıktır. Yeme bozukluğu olan kişiler neredeyse hiç fizyolojik açlığı hissedemezler. Bu bize zaten yemekle ilgili duygusal problem yaşandığını gösteren bir durumdur.

 

Aslında yemek yemek yerine o anda ne yapılmak istendiği takip edildiğinde duygusal ihtiyaçlara ulaşılır ve kişi yemek yiyerek rahatlamaya kaçmak yerine problem çözmeye odaklanabilir.

 

Yeme bozukluklarında yemek yemek kişinin tüm hayatını şekillendirir. Kişi bunu fark etmeye başladığı anda aslında çok önemli bir adım atmış olur. Problem olduğunu görmek ve tanımını yapmak neredeyse yolun yarısıdır çünkü kişiyi değişime doğru motive eder. Ancak kişinin kafasındaki yemekle ilgili bazı mitlere ulaşmak gerekir. Mesela kişi ‘sevdiğim bir şeyi yemeğe başlarsam kendimi durduramam, bugün çikolata yedim tüm diyet programım bozuldu, yemek tek zevkim, zayıflar daha mutludur, kilo almak çok korkunçtur ‘ gibi düşüncelere sahipse bunları bulup değiştirmek önemlidir.

 

Kilo vermek, kiloyu korumak sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak bir dönemlik bir iş değildir. Yaşam şeklini değiştirmek gerekir ancak bunun için de kişinin istekli olması en önemli koşuldur.

 

 

 


Haber okunma sayısı: 3638 Kaynak: Ok.Net



Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÇOK OKUNANLAR

Listelenecek kayıt bulunamadı

ARTVİN - HAVA DURUMU

ARTVIN

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ