|
Köyleri su altında kalacak olan Zeytinlik Köyü halkı köylerinde basın toplantısı düzenlediler
Kendilerine yeni köy merkezi istediler
Artvin’in en köklü köylerinden biri olan Zeytinlik Köyü’nün ( Sirya ) sular altında kalacak olması ve kendilerine yeni köy merkezi gösterilmemesi sebebiyle köylüler düzenledikleri basın toplantısında kültürlerini yaşatmak için verdikleri mücadeleleri anlattılar. Köylüler basın toplantısı’nda kültürlerini yaşatabilmek için yeni yerleşim yeri talebini yinelediler.
İsmail Mustafaoğlu isteklerini sıraladı
Zeytinlik Köyü’nde düzenlenen Basın Toplantısı’na yerel ve ulusal basının temsilcileri ile Çorun Nehri üzerine kurulacak olan barajdan dolayı sular altında kalacak olan köylerinin düşük bedellerle istimlak edilmesi ve kendilerine yeni yerleşim yeri gösterilmemesi ile ilgili olarak köyde bir basın toplantısı düzenlediler. Basın toplantısında Köy Muhtarı Yusuf Demirel, Ankara Deriner Baraj Köyleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı İsmail Mustafaoğlu, Ankara Artvin Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Tekin Üstündağ konuşmacı olarak katılırken Artvin Gazeteciler Derneği Başkanı Tolga Gül, Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, Avukat Bedrettin Kalın’da Zeytinlik Köyü’nü desteklemek için hazır bulundular. Köy halkı ise basın toplantısına bizzat köyde yaşayan köylüler, gurbetten tatile gelen köylüler olmak üzere çoluğu ile çocuğu, genci yaşlısı ile toplantıya katıldı. Zeytinlik köyünün kültüründen bahseden Ankara Deriner Baraj Köyleri Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği Başkanı İsmail Mustafaoğlu, bu kültürün yaşatılması için Devletin kendilerine yeni bir yerleşim yeri göstermesi gerektiğini ifade ederek hazırladıkları metni okudu. Dernek Başkanı İsmail Mustafaoğlu tarafından okunan metinde; isteklerini sıralarken, “1 -Zeytinlik köyü halkı haksiz bir ithama maruz kalmıştır.
2-Yerleşim yeri talepleri halen karşılanmamıştır.
3-Kamulaştırma işlemlerinde yanlış tesbit ve haksız uygulamalarla Zeytinlik köyü halkı mağdur edilmiştir. Burada açıkça yargıya müdahale söz konusudur.
4-Kamulaştırma bedellerinin yarısı ödenmiş iken, DSİ para yok gerekçesi ile bedelleri yatırmadığından kamulaştırma işlemleri durmuştur. Kalan bedellerin ne zaman yatacağı belirsizdir.
5-Yapılan tüm yanlışlıkları ve bunlara yapılan itirazları ret eden, bilirkişi raporlarına müdahale ederek 50.-TL/m2 ve üzerindeki tüm fiyatları azami 49.-TL/m2 ye indiren 2 yıl önce mahkemelerce verilen ve tasdik edilen fiyatların altındaki bedellerde İsrar eden, kamulaştırmaları yürüten Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi HSYK ya şikayet edilecektir.
6-Zeytinlik köyüne yeni yerleşim yeri verilmediği ve kamulaştırmalardaki haksızlıklar yargı yoluyla düzeltilmediği takdirde AİHM'e gidilecektir.”ifadeleri kullanıldı.
Tekin Üstündağ, Artvin’in sorunlarına değindi
Artvin Kültür Ve Yardımlaşma Derneği adına toplantıya katılan Dernek Başkan Yardımcısı Tekin Üstündağ, Artvin’deki Artvinliler ile Ankara’daki Artvinlilerin 1950 yılında kurdukları derneğin bu tarihten itibaren ilin tüm sorunları ile ilgilenen bir dernek haline geldiğini ifade etti. Başkan Yardımcısı Tekin Üstündağ, Dernek tarafından hazırlanan metni okudu. Üstündağ’ın okuduğu metinde; “ Artvin Kültür ve Yardımlaşma Derneği 1950 yılında Ankara'da kurulmuş ve 60 yıldır Ataç Sokak 66/1 Kızılay_Ankara adresine bulunan kendi yerleşkesinde etkinliklerini sürdürmektedir.
Ankara'da ki Artvinlilerin birlikteliğini sağlamak, onların sorunlarına çözümler üretmek, Artvin'i her yönüyle tanıtmak gibi görevlerinin yanında Artvin'imizin sorunlarıyla da çok yakından ilgilenmektedir. Açıkçası merkezimiz Ankara'da olmasına rağmen kollarımız bacaklarımız Artvin'in sularında, Artvin'in doğasında, Artvin'in sosyoekonomik yapısında, Artvin'in turizminde, Artvin'in eğitiminde, Artvin'in ulaşımında, Artvin'in madenlerinde, Artvin'in ormanlarındadır. Yani kollarımız bacaklarımız;
Artvin adının özdeşleştiği Çoruh Nehri'ndedir.
Çoruh Nehri'ne yapılan ve içyüzü Yurttaş Mazlum Çoruh tarafından "Kusursuz
Enerji(!) Planı" adlı kitapta anlatılan barajlardadır.
Artvin'in tüm derelerinde yapılan HES'lerdedir.
Artvin'in yok edilmeye yüz tutmuş ormanlarında, yaban hayatındadır.
Artvin'in çayında, fındsğındadır.
Artvin'in yol demek için bin şahit gereken karayollarında, yapay mağara tünellerindedir.
Kirletilen, doğal kıyıları tarumar edilen Karadeniz'indedir. Artvin'in eğitiminde, üniversitesindedir. Artvin'in turizmindedir.
Barajlar ve yeni yapılan Artvin-Erzurum Karayolu nedeniyle kısmen ya da tamamen yok edilen köylerindedir.
Bugün basın açıklaması yaptığımız bu köy SİRYA (Zeytinlik) köyü bu köylerden biridir. Eskiden Nahiye merkezi olan, karşı tepede gördüğünüz beyaz binada hidroelektrik santralını yapıp 1957 yılında kendi elektriğini kuran, Çoruh Vadisi'nde zeytinin, kirazın ve üzümün anavatanı olan bu köy tamamen haritadan silinecektir.
Dernek olarak iddiamız Çoruh Vadisi'nde yapılan enerji projelerinin hiç birisine doğal çevre ve insan konulmamıştır. Esas konulması gereken bu doğal çevre-insan uyumunun yerine KWh konulmuştur.
İşte projeleri yapan düşünce bu köyü, geçmişiyle ve geleceğiyle birlikte yok etmektedir. Yok edişte, deyim sanırım yerindedir vahşice yapılmaktadır.
Yok edilen köylere yerleşim yeri verilmemiştir. Yani insanların yüzyıllardır iç içe yaşadığı bu topraklarda ki kutsal saydığımız yaşama hakları ellerinden alınıştır.
Taşınarak elde edilen bu taşınmazlara, basit formüllerle değer biçilmiş ve bu değerin içine insan yine konulmamıştır. Aile başına ortalama 1,5-2 dönüm arazi düşen bu köyün tüm gelmişi ve geçmişi dönüm başına üretilen ürün miktarı ile ölçülmüştür. Ne yazik ki yargı daha önceki kararlarını adeta yok sayarak, yapılan itirazları anında ret ederek, bedeli düşük olan ürüne göre fiyatlandırma yapmış ve bu cefakar köylüyü mağdur etmiştir. Yani gelmişi ve geçmişi yok edilen insanı yok saymıştır.
Yerkeşim yeri konusunda Devlet bu köylüye yalan söylemiştir. Siyasetçilerin arada sırada söyledikleri yalanlara alıştık. Ancak Devletin yalanını asla kabul etmeyiz.
Derneğimizin Bir başka önemli gündemini de Artvin'in tüm derelerinde yapılan HES'lerdir. Tüm bilimsel verilere rağmen HES'ler tüm doğal yapıyı yok ederek, benim gözlemime göre vahşice yapımına devam edilmektedir. HES'lerin masa başında projelendirildiği, ÇED raporlarının masa başında verildiğine inancımız tamdır. HES'lerin yapımı devam ederse yağmur ormanları diye adlandırabileceğimiz Papart Ormanları, Hatilla Vadisi, Barhal Vadisi,Maçahel havzası, Kabaca Havzası tüm yaşamıyla birlikte yok olacaktır.
Sular yaşayan sistemlerdir. Suyun suya hasretinin bittiği yerler su kavuşumlarıdır. Denizler ve göller suların evleridir. Bu sistemleri yanlış projelendirilmiş yatırımlarla kar uğruna peşkeş çekmeye hiçbir kimsenin yoktur. Su kullanma hakkı projelerin neresindedir. Suyun hakkı bu projelerin neresindedir. Asırlardır dereleri ile
özdeşleşmiş insanlarımız, köylerimiz, mahallelerimiz projelerin neresindedir.
Tüm çevre severleri, insan severleri, yaşamı sevenleri bu vahşete dur demeye çağırıyoruz.
Artvinli olarak kime sorsak Artvin'in geleceğini turizm ve üniversitede görmektedir. Artvin'in altından yaşayan Çoruh'u alırsak,Artvin derelerine HES'leri yapıp yaşam alanını yok edersek , Artvin'in dağlarını madencilerin makine sesleriyle inletirsek, Artvin'e ulaşımı bize yol diye yutturulan yollardan ve karanlık mağara tünellerinden kurtaramazsak Artvin'e turist kaşımızı gözümüzü seyretmeye gelmez. Yıllardan beri tüneller karanlıktadır. Tünelleri karanlıktan kurtaramayanlar, tünellerin altındaki barajdan ve orada üretilen elektrikten utanmalıdır. Artvin Çoruh Üniversitesi'ni gerçek bir üniversite üstelikte dünyanın sayılı üniversitesi haline getiremezsek Artvin üniversite şehri olmaz.
Borçka'da, Hopa'da, Kemalpaşa'da, Arhavi'de çay üreticisi, fındık üreticisinin yüreği nasırla bağlıdır. Omuzları düşmüştür. Siyasilerimizden yöneticilerimizden çıt çıkmamaktadır.
Tüm bu konularda derneğimiz adına tüm siyasilerimizi, bürokratlarımızı, iş adamlarımızı, demokratik kitle örgütlerimizi, meslek odalarını ve siz sevgili basını göreve çağırıyoruz.”ifadelerini kullandı. Basın açıklamasının ardından Sirya halkının kültürünün yaşatılması için devletin yeni bir yerleşim yeri göstermesi gerektiğine inandıklarını ifade eden Tekin Üstündağ, 70 dönüm araziye sığma pahasına yer isteyen Sirya halkına 70 dönüm arazinin ormandır, burası denilerek çok görüldüğünü vurgulayarak sözlerini tamamladı.
Artvin Gazeteciler Derneği Başkanı Tolga Gül yaptığı açıklamada, Sirya halkının haklı taleplerine destek olduklarını açıklarken, Artvin’in en köklü kültüre sahip köylerinden biri olan Sirya Zeytinlik Köyü kültürünün yaşatılması için yeni yerleşim yerinin köylülere verilmesi gerektiğini ifade etti. Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan ise köylülerin taleplerine destek olmak için geldikleri basın toplantısında Sirya Kültürünün yok olmaması için soruna yetkililerin eğilmesi gerektiğini vurguladı. Avukat Bedrettin Kalın ise Yeşil Artvin Derneği’nin bir üyesi olarak bugün Zeytinlik Köyü halkına destek olmak için katıldığını, Sirya’nın istimlak olmasının yeni yerleşim yeri verilmemesi anlamına gelmediğini ifade etti.
Basın toplantısına İsmail Mustafaoğlu son verdi
Zeytinlik Köyünde düzenlenen basın toplantısında Ankara Deriner Baraj Köyleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı İsmail Mustafaoğlu, Artvin’e yeni atanan Vali Mustafa Yemlihalıoğlu’na köy ile ilgili bazı yanlış bilgilerin aktarıldığına şahit olduklarını belirterek Zeytinlik köyü halkının yeni yerleşim yerini bedava kendilerine verilmesini talep etmediklerini, böyle bir kanıya varılmaması gerektiğini belirterek, kendilerine verilmesini istedikleri 70 dönümlük arazinin kendilerine yeteceğini sözlerine ekledi. Toplantı bu sözlerin ardından sona erdi.
Basın Toplantısı’nı Show Tv Ana Haber ekibi ile Yeni Şafak Gazetesi Editörü Ramazan Balcıoğlu’da takip etti.
|