Sık Kullanılanlara Ekle

.: Artvin Medya Haber :.
Balcı Deresinde Esrarengiz Köpük | Diyarbakır'da çatışma: 1 asker şehit oldu | ŞİŞ GÖZLER NASIL İNER? | EĞİTİMDE SONA GELDİK... | ÇÖP BARAJI! | BORÇKA VE MURGUL AYAKTA | Çamur üstünde karakucak | Et fiyatları iyice coştu | SU İÇİN TOPLANILDI | Balın Adı "Balcı Balı" |
 

Üye Giriş

Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye Kaydı 
Şifremi Unuttum

 

Kim Kimdir

Anket

Mesleki Durumunuz ?

Seçenekler
Memur
Serbest Meslek
İşçi
İşsiz
Özel Sektör

Sonuçları Göster

Çok Okunanlar

.: <td bgcolor="#CC0000">  </td> <td width="5" background="index.1.gif">  </td> :.
Bursa Halı Yıkama
Kariyer
usta bul
usta ara

 
Memleket Okumaları
04/04/2009 - 01:02
Ümit Özgüler
Ümit ÖZGÜLER
Geçmiş günleri önemsiyorum. Çünkü elimizden kayıp giden o günlerde yazıldı bizim türkümüz..."Anılar denizinden kıyılarımıza vuran ne varsa, benliğimizin vazgeçilmez parçalarıdır".
Geçmiş günleri önemsiyorum. Çünkü elimizden kayıp giden o günlerde yazıldı bizim türkümüz..."Anılar denizinden kıyılarımıza vuran ne varsa, benliğimizin vazgeçilmez parçalarıdır".



İnsanoğlunun yaşı ilerledikçe doğduğu topraklara duyduğu hasretin kıvamı da koyulaşırmış. En kesif özlemler, etrafında daima durur, sahibini hiç terk etmezmiş. Hele bir de çocukluk anıları akla düşünce bir başka olurmuş.

Memleketimde; sahipsiz kalmış, viraneye dönmüş, bir yüze hasret düşmüş köylerin varlığı yüreğime bir mızrak gibi saplanır.Ahmet Kutsi Tecer'in “orda bir köy var uzakta” sözünü her duyuşumda içimde bir garip acı boy verir, bir deli rüzgar eser yüreğimde...





Bir zamanlar kapısında, bacasında ve sokağında çocuk cıvıltıları ile şenlenen o taş evler artık gidip de dönmeyenlere hüzünle bakan gözlere emanet...Sokaklarındaki yarım kalan oyunların akla düşmesinden midir, yoksa taştan yapılma evlerin; kanaatkar sahiplerindeki yürek yakan bakışlar mıdır, beni derin bir acıya boğan, bilemem...



Bugün kapısına kilit vurulan o evler; hani çocukken bize koskoca gelen, o koca evler nasılda kocayıp küçülmüşler.En sert rüzgarları karşılayan o duvarlar nasılda delme deşik bir halde güne "merhaba", der...



"Uzun zaman paralamadım dizimi
Parçalamadım ayakkabımı,yırtmadım elbisemi
Duymadım annemin beni azarlayan sesini"


Gün ağarınca anamızın elimize tutuşturduğu dürümü dahi bitirmeden kendimiz sokağa atardık.Bazen bir çeşme başında, bazen bir harmanda veya kuytu bir köşede tek başına dahi olsak en zevkli oyunları çıkarmasını bilirdik.Zihnimizde çocukça hayaller, yüreğimizde ise katıksız sevdanın izleri vardı daima. Bilirdik ki, bizim için her taş parçası, dahası; kuru bir dal bile, en lezzetinden oyun çıkarabileceğimiz has araçtır.



Gaz lambaları öylece mahzun kaldılar bir köşede.O lambalar ki; isini ve tozunu bir sileni bile olmadan öylece sessiz sessiz ağlar gibiler artık. Loş ışıklarından eser yok! "Ceyran" gelmişti gelmesine ama vaat edilen huzurunda esamesi okunmuyordu.



Radyolar vardı eskiden bataryalı.Evlerin en hususi köşesine itinayla yerleştirilirdi daima.Şöyle tavana yakın bir yer olmasına özellikle dikkat edilirdi.Öyle ya! maazallah her an çoluk çocuk takımının haylazlıklarına kurban gidebilirdi.

Gönül titreten türküleri dinlerken sevdamız düşerdi akla da, derin bir iç çekerdik.Belki bir kaçak tütün sarar veya bulursak şayet; Maltepe sigarasının dumanını tüttürürken, hayali ömre bedel anılarımız canlanırdı bir bir gözümüzde. "Burası TRT Erzurum Radyosu, şimdi haberler!" anonsu duyulduğunda ise radyonun sesi bir-iki kerte artırılır, çocuklara "çıt çıkmasın!" diye tembihler yapılırdı en keskininden.Radyo Tiyatrosu'nun ve Arkası Yarın'ların saatini özlemle çekerdik.



Dostlarımız vardı vazgeçemediğimiz...Derdimizi, hüznümüzü, özlemimizi, neşemizi velhasıla var olan her şeyimizi paylaşmasını bilirdik onlarla. Şimdilerde birçoklarının hayalini bile kuramayacağı kadar samimiydi ilişkilerimiz. Komşuluk hakkı çepeçevre kuşatırdı daima. Vefa denen o duygu, bizi zaten hiç terketmezdi...Bir ömür boyu; aynı gök kubbeye bakmasını, aynı kıbleye apaynı yoğunlukla durmasını bilmiştik.

"Onlardan ayrılış bana her an üzüntüdür.

Mademki böyle duygularım kaldı çok şükür."


Deyip bağrımıza taş basmak mı kalıyor bize?

Biliyorum a dost! Çıkarsız sevdalar bizi terk edeli epey oldu.Etrafımızı hep başka insanlar, başka yüzler, bambaşka sevdaların insanları sardı..

Ümit Özgüler

 Bu Haber 795 Defa Okundu...

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

04/04/2009 - 01:02 Memleket Okumaları

27/05/2007 - 18:27 Yusufeli’nin David Livingston’ları…
 

HAFTANIN YAZISI

 Çoruh Nehri

Rafting Akarsu Krosu

SON DAKİKA

.: <td bgcolor="#CC0000">  </td> <td width="5" background="index.1.gif">  </td> :.

YAZARLAR

Erhan Sevimli
Çağrı Merkezi 08
Ebru SEVİMLİ
GURBETTEN SILAYA
Ümit ÖZGÜLER
Memleket Okumaları

GAZETELER

Akşam Gazetesi
Cumhuriyet Gazetesi
Güneş Gazetesi
Halka ve Olaylara Tercüman
Hürriyet Gazetesi
Milliyet Gazetesi
Ortadoğu Gazetesi
Radikal Gazetesi
Sabah Gazetesi
Star Gazetesi
Şok Gazetesi
Takvim Gazetesi
Türkiye Gazetesi
Vakit Gazetesi
Vatan Gazetesi
Yeni Asya Gazetesi
Yeniçağ Gazetesi
Yeni Şafak Gazetesi
Zaman Gazetesi

.: <td bgcolor="#CC0000">  </td> <td width="5" background="index.1.gif">  </td> :.
 
   
 

Haber Artvin Medya :

Ana Sayfa   |   İletişim

©2007 artvinmedya.com. Bütün Hakları Saklıdır...

Artvin Portalı :: Yusufeli Portalı :: Borçkalılar Derneği :: Bursa Artvin Vakfı  :: Erzurum Gazetesi
Adli Bilimler Forumu :: Artvin Valiliği :: Kafkas Gazetesi :: Gürcü Portalı :: Laz Portalı ::
Çoruh Net Hosting :: Artvin Belediyesi :: Bakader :: Kariyer  :: Forex  ::  Lahana yağı

 

Pagerank